Kıymetli Okuyucularım,
Bu hafta sizlerle emniyet teşkilatında yaşanan intihar vakaları, Çarşı ve Mahalle Bekçilerinin beklentileri ile disiplin ve hiyerarşinin en yoğun olduğu emniyet teşkilatında samimiyeti, çözüm odaklı yaklaşımı ve mütevaziliği ile özlenen bir emniyet müdürü profili çizen Denizli Emniyet Müdüründen bahsedeceğim.
Emniyette İntihar Vakaları
Son dönemlerde Türk Polis Teşkilatı yurt içinde gerçekleştirdiği başarılı operasyonlar ile göğsümüzü karartırken yurtdışında da birçok ülkeye eğitim vererek bizleri gururlandırmaktadır. Bu onurlu teşkilatın bir ferdi olmak bir yana teşkilat ile herhangi bir bağı olmayan birçok vatandaşımızın da benimle hemfikir olduğunu biliyor bizzat şahit oluyorum.
Bizler bu kutlu teşkilatta olan her güzel olaya sevindiğimiz gibi maalesef bizleri üzen bir olayda da aynı derecede kahroluyoruz.
Emniyet Teşkilatında her rütbeden yaklaşık 340.000 Polis, 20.000’e yakında sivil memur bulunmaktadır. Özellikle güvenlik teşkilatında bu kadar personelin olduğu bir yerde zaman zaman sorunlar olabilmekte ve üzücü hadiseler yaşanmaktadır.
2024 yılı kasım ayına kadar Emniyet Teşkilatında farklı sınıf ve rütbeden toplam 65 personel intihar etti. Burada sebebi her ne olursa olsun, yetkililerin intiharın nedenleri üzerine akademik çalışmalar yapmalı aynı zamanda da çözüme odaklanan bir yaklaşım sergilemelidir. Biz intiharların sebebini kurum dışı faktörlere bağlayarak sorumluluklardan kendimizi arındırmış olmayız, olamayız. Bu olaya başvuran ve hayatını kaybeden her bir personelin evladımız, kardeşimiz veya eşimiz olduğunu düşünerek hareket etmemiz gerekir. Polis memurları meslek hayatları boyunca ailelerinden çok mesai arkadaşlarını ve ailelerini görürken, süre anlamında da evinden çok emniyet binasında vakit geçirmektedir. Öteleyerek, görmezden gelerek, duymayarak çözümün bir parçası olamayız, tam tersine soruna ortak oluruz. Şimdiye kadar sadece emniyette görev yapan psikologlar vasıtası ile personele ulaşılmaya çalışıldı ama görüldü ki süreç içerisinde kesinlikle faydalı oluyorlar ama sonuç noktasında maalesef çözümün bir parçası olma noktasında yeterli olmuyor çünkü her geçen gün canlarımızı meslektaşlarımızı kaybediyoruz.
Peki çözüm ne?
Çözümü belli, öncellikle kurum dışından bağımsız ve yetkinliği tartışılmayacak Psikolog ve Sosyologlardan oluşan bir kurul teşkil ettirilerek içerisinde, her sınıf ve rütbeden birer temsilci, intihar eden bir personelin yakını, kurum içerisinden birer psikolog ve sosyolog ve emniyet içerisinde faaliyet gösteren Sivil Toplum Kuruluşu temsilcileri ile düzenli ve şeffaf toplantılar düzenleyerek her türlü sorunu konuşmak ve çözüm yolunu bulmaktır.
Biz bu teşkilata ve teşkilatın yöneticilerine güveniyoruz ve artık üzülmek istemiyoruz.
Çarşı ve Mahalle Bekçileri Ne İstiyor?
Emniyet teşkilatında sokakta çalışan sadece polis memurları değil elbette. Özellikle mahalle aralarında ve sokak köşelerinde yağmur çamur demeden her gece bizlerin huzuru için çalışan Çarşı ve Mahalle Bekçileri var.
Bekçi kardeşlerimiz emniyet denilince sadece polis memurlarının akıllara geldiğini bu nedenle de kendilerinin bir nevi unutulduğunu düşünüyorlar.
Uzun zamandır taleplerinin karşılıksız kaldığını ve seslerinin duyulmadığından şikayetçiler.
Her gece göreve gitmenin ve gündüzleri uyuyarak geçirmenin bünyelerini sarstığını, bilimsel olarak doğruluğu kanıtlanmış olan sadece gece uyurken salgılanan hormonların sürekli gece çalıştıkları için salgılayamamasından dolayı sağlıklarının olumsuz yönde etkilediğini bu durumun da ister istemez aile hayatlarına olumsuz yansıdığını söylüyorlar.
Sürekli gece çalışan bir bünyeyi düşündüğümüzde gece çalışmasının insan fizyolojisi üzerinde; uyku düzensizlikleri, yorgunluk, kardiyovasküler sorunlar, gastrointestinal -mide ve bağırsak- sorunları ve kanser gibi olumsuz etkilere yol açtığı düşünüldüğünde pek de haksız sayılmazlar aslında.
Başka bir talepleri de yaz kış sürekli yaya çalışmak yerine polis merkezlerinde gruplarda, devriye ekiplerde 1 polis 1 bekçi olarak ekip otolarında, şubelerde ya da yunuslar gibi motorize bekçiler olarak da çalışabilmelerinin önü açılsın istiyorlar.
Sadece çalışma şartlarında değil talepleri özlük hakları noktasında talepleri mevcut. Aslında Emniyet Hizmetleri Sınıfında (EHS) bulunan ama Yardımcı Hizmetler Sınıfı (YHS) gibi çalıştırılan bekçilerin 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu (ETK) kapsamına alınıp, eşit işe eşit ücret, yıpranma, görevde yükselme, ek gösterge düzenlenmesi (lise mezunlarına verilmiyor) gibi haklarının verilmesini istiyorlar.
Gece/gündüz vardiyalı çalışan polis memurlarının yıpranma hakkı varken sürekli gece çalışan bekçilere yıpranma hakkı verilmemesinin kuruma duydukları aidiyeti zayıflattığını ve ayrımcılık yapıldığını düşünüyorlar.
Hali hazırda aynı kurumu paylaştıkları ve aynı sınıfa dahil oldukları polis memurlarının görevde yükselme hakkı varken, diğer devlet memuru kademelerinde görevde yükselme hakkı verilmişken bekçilere görevde yükselme hakkının verilmemesi yine aynı şekilde kuruma olan aidiyeti zayıflatmakta ve dışlanmış hissini yansıtmaktadır.
Aslında taleplere objektif olarak bakıldığında pek de haksız sayılmaz gibiler. Kamuda özellikle insan kaynakları yönetimi noktasında maksimum fayda elde etmek isteniyorsa bu tarz taleplerin dikkate alınması ve değerlendirilmesi performans anlamında kurumlara olumlu yansıyacaktır.
Marifet İltifata Tabidir
Son yıllarda kurumlarda yöneticilik yapan şef, amir, müdür vb. kadrolarda bulunanlar ile ilgili şikayetlerin arttığı ve liyakat noktasında yeterli olmadıkları ile ilgili genel bir kanı hâkim. Bizler de sivil toplum kuruluşu yöneticisi olarak görevimiz gereği birçok kurumdan farklı yöneticiler ile tanışma şansımız oluyor. Bazıları ile ilgili “nereden bulmuşlar, acaba çok mu aramışlar” derken bazıları ile ilgili de keşke çok daha iyi makamlarda görev alsa dediklerimiz oluyor. Bugün sizlere tam da bu noktada son dönemlerde sayıca az karşılaştığımız bir yöneticiden bahsedeceğim. Denizli İl Emniyet Müdürü Yavuz SAĞDIÇ. Emniyet Teşkilatı Sendikası olarak il istişare toplantısı için gittiğimiz Denizli ilinde Emniyet Müdürü Sayın Yavuz SAĞDIÇ’a yönetim kurulu, il ve ilçe temsilcimiz ile birlikte nezaket ziyaretinde bulunduk. Normalde nezaket ziyaretleri en fazla 30 dakika sürer, çayınızı içer, güzel dileklerde bulunur, müsaadenizi ister ve kalkarsınız.
İl Emniyet Müdürümüzün samimi yaklaşımı ve Denizli Emniyetinde görev yapan arkadaşlarımızın talepleri noktasında göstermiş olduğu çözüm odaklı yaklaşım gerçekten takdire şayandı. Yaklaşık 1 saat 40 dakika süren görüşmede her talebi dinlemesi, çözüm önerilerini dikkate alması ve anında birim amirleri ile iletişim kurarak sözde değil özde devlet adamı olduğunu göstermesi son derece önemliydi. 14 yaşında adım attığı polis kolejinden günümüze yaklaşık 30 yıldır bünyesinde bulunduğu emniyet teşkilatında bulunduğu yeri sonuna kadar hakkettiğini tescillemiş oldu.
Denizli’de bulunduğumuz süre içerisinde polis evinde konakladık. Yeni tadilat yapılan polis evinin temizliği ve personelin nazik yaklaşımı bir devlet misafirhanesinden ziyade 5 yıldızlı bir otelde konaklama hissi uyandırdı bizde.
Bu tarz yöneticilerimizin var olduğunu görmek bizleri gelecek adına umutlandırdı, sayıca daha fazla olmalarını umut ediyoruz.
Teşekkürler Yavuz Müdürüm, Sizleri çok daha iyi yerlerde görmek umuduyla.
Keyifli Okumalar, Mutlu Haftalar.
Selim GÜNAY
KÖŞE YAZILARI
Az önceKÖŞE YAZILARI
3 gün önceGENEL
3 gün önceGENEL
3 gün önceGENEL
3 gün önceGENEL
3 gün önceGENEL
3 gün önce