SİYASET GENÇLERİN UMURUNDA MI SANIYORSUNUZ

SİYASET GENÇLERİN UMURUNDA MI SANIYORSUNUZ

Filiz Bahçıvan kaleme aldı

ABONE OL
24 Mart 2025 09:17
SİYASET GENÇLERİN UMURUNDA MI SANIYORSUNUZ
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ülkemde ne zaman bir karışıklık çıksa, içimde anlam veremediğim bir korku başlıyor.
Ve aklıma ilk gelen, Suriye’de yaşanan iç savaş oluyor. Bir yanım, “Kapat şom ağzını, her şey yoluna girecek” diyor; diğer yanım, “Ya girmez de kardeş kardeşini vurursa?” diyor. Dışarıdaki karışıklığa içimin karışıklığı ekleniyor. Sonra ne mi oluyor? Bütün siyasi partilere arkamı dönüp sadece Allah’a yöneliyorum.
Önce ülkemin sapasağlam ayakta kalması, bayrağımın sonsuza dek havalanması ve “şu partili, bu partili” diye ayırmadan bütün halkımızın iyi olması için dualar ediyorum.

Şimdi gelelim asıl konumuza.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla birlikte başlayan süreç, pek çok kesimden tepkiyi beraberinde getirdi.
Halkın bir bölümü, CHP’nin olası Cumhurbaşkanı adayına destek vermek için meydanlara koştu. Bazı sanatçılar, sosyal medya hesaplarından paylaşımlar yaptı. Kimi de balkonundan tencere tava çalarak protestolara katıldı.
Fakat herkesin gözden kaçırdığı bir detay var! En çok tepkiyi, her zaman olduğu gibi, gençler veriyor. Peki neden?
Verdikleri tepki, salt İmamoğlu’nun gözaltına alınmasına, diplomasının iptal edilmesine mi sizce? Artık sıkışan Türk siyasetine, ekonomisine, demokrasisine tepki veriyorlar.

ODTÜ’lü gençler günlerdir sokaklarda… Diğer öğrenciler de onlara omuz verdi. Hatta onlar olmasa, şimdiye kadar belki de protestolar sona erecekti. Sanıyor musunuz dertleri sadece İmamoğlu’nun yargılanıyor olması…

Gençlerin derdi başka! Gençler, artık ülkenin çağa ayak uydurmasını istiyor. İktidarıyla, muhalefetiyle, sivil toplum kuruluşlarıyla, üniversiteleriyle, tüm birimleriyle Türk gençliği, artık muasır medeniyet seviyesinde yaşamak istiyor.

Sosyal medyada karşıma çıktı. Sokak röportajında mikrofon uzatılan bir başka gence, “İmamoğlu’nun gözaltına alınması hakkında ne düşünüyorsunuz?” diye soruluyor. Başında takkesi, çember sakalıyla muhafazakâr olduğu anlaşılan gencin “Oh olsun” diyeceğini sanıyor herkes. Ama tam tersine, demokrasilerde bu işin başka türlü çözülebileceğini ve artık özledikleri şeyin siyasi kavgalar değil, siyasi barış olduğunu dile getirip, “İnşallah” diyerek sözlerini bitiriyor.

Artık gençler; ne yiyeceklerine, ne giyeceklerine, ne okuyacaklarına, ne izleyeceklerine karışacak siyasi güçler istemiyor. Gençler, nasıl okuyabilecekleri, nasıl dünyayı gezebilecekleri, nasıl kendilerine değer katabileceklerine ışık tutacak yol ve liderler arıyorlar.
Ne yazık ki ülkemizde ne iktidar, ne muhalefet, ne de diğer kurumlar gençlerin beklentilerini anlamıyor. Onların dilinden anlamıyor… Kendi siyasi kaygılarının peşine düşmüş, bir kör döğüş içinde “koltuk senin olacak, benim olacak” kavgasındalar.

Bu nedenle sağı solu, AKP’si CHP’si yok! İktidar ya da muhalefet, o lider ya da bu lider de değil, gençleri dinlemezseniz hiçbirinizin o koltukta yeri yok.
Diyeceksiniz ki, “Her partinin gençlik kolları var.” Var ama sadece partizanlardan oluşan, hâlihazırdaki köhnemiş siyasetleri devam ettiren gençlik kolları onlar. Gençlik örgütlerinin başında gördüğünüz gençler, siyasi abilerinden, amcalarından farksız; kravatlarını takıp ahkâm kesiyorlar. Sokaktaki gençlerin temsilcileri asla değiller.

İddia ediyorum, Türkiye’deki hiçbir siyasi parti, hiçbir lider, hiçbir milletvekili, “Gençler ne konuşuyor, nasıl anlaşıyor, dünyaya bakışları, beklentileri ne?” bilmiyor.
“Hangi renk onlar için ne ifade ediyor, hangi emoji hangi anlama geliyor, kendi aralarında nasıl bir dil kullanıyorlar?” Bunu bilen kimse yok!

Asla unutmamalıdır ki; ülkelerin, toplumların geleceği her zaman gençlerdedir.


En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.





HIZLI YORUM YAP