Erdoğan: Avrupa Birliğini ancak Türkiye kurtarabilir

Erdoğan: Avrupa Birliğini ancak Türkiye kurtarabilir

ABONE OL
25 Şubat 2025 00:11
Erdoğan: Avrupa Birliğini ancak Türkiye kurtarabilir
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Kabine Toplantısı sona erdi. Erdoğan, kritik toplantının ardından açıklamalarda bulunuyor.

Erdoğan’ın açıklamasından satır başları şu şekilde:

G”ece gündüz demeden büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa mücadelemizi sabırla sürdürüyoruz. Almanya Cumhurbaşkanı ile terörle mücadele, düzensiz göç, vatandaşlarımızın vize sorunu, Almanya’daki Türk toplumunu ilgilendiren hususlar gibi birçok konuyu istişare ettik. Göçmen düşmanı ve İslam karşıtı gibi aşırı sağ hareketlere dikkat çekiyorduk. Son yapılan birçok seçimde maalesef endişelerimizin haklılığı ortaya çıktı. Avrupa merkez siyasetinin zamanın ruhunu doğru okuyamaması bunun sebeplerinden biridir. Geçtiğimiz yüzyılın albenisi olan liberal demokrasi ciddi krize ve darboğaza girmiştir. Liberal demokrasi artık eski gücünü, itibarını, etkisini yitirmiştir.

Hayat gibi siyaset de boşluk kabul etmez. Batı’da yaşanan durum işte budur. Avrupa’daki son seçimlerde aşırı sağcı demagoglar dolduruyor. 61 binden fazla sivilin katledilmesini seyreden Batılı kuruluş ve liderler Gazze’deki insanlık sınavında sınıfta kalmışlardır. Aşırı sağ hareketler bugün Avrupa’da siyasetin belirleyici hale gelmiştir. 4-5 kuşaktır Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımızın huzur ve esenliğine büyük önem veriyoruz. Aşırı sağ gerçekliğinin Avrupalı Türkler ve Müslümanlar açısından tehdit oluşturmaması için gelişmeleri dikkatle takip ediyoruz.

Ekonomiden dış politikaya, sanayiden dış güvenliğe kadar birçok konunun ele alındığı Kabine Toplantımızı tamamladık. Güçlü Türkiye inşamızı sabırla sürdürüyoruz.

Aşırı sağ hareketler bugün Avrupa’da siyasetin belirleyici aktörleri haline gelmiştir. Avrupa merkez siyasetinin zamanın ruhunu doğru okuyamaması da bunun başlıca sebeplerindendir. Liberal demokrasi ciddi bir krize girmiştir. Bir dönem tüm sorunların ilacı olarak gösterilen bu yöntem, artık eski gücünü ve etkisini yitirmiştir.

Topluma rota çizmekte, insanlara umut ve güven vermekte yetersiz kalmaktadır. Hayat gibi siyaset de boşluk kabul etmez. Batı’da yaşanan durum bugün budur.

Bir de buna Batı’nın 471 gün süren Gazze’deki soykırım karşısında takındığı ikircikli tavrı eklemek gerekiyor. Batılı kuruluşlar ve liderler Gazze’deki insanlık sınavında sınıfta kalmışlardır.

Aşırı sağ hareketler bugün Avrupa’da siyasetin belirleyici hale gelmiştir. 4-5 kuşaktır Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımızın huzur ve esenliğine büyük önem veriyoruz. Aşırı sağ gerçekliğinin Avrupalı Türkler ve Müslümanlar açısından tehdit oluşturmaması için gelişmeleri dikkatle takip ediyoruz.

Son dönemde AB ile ilişkilerimizin eski ritmine kavuşmakta olmasını önemsiyoruz. AB’yi ekonomiden savunmaya, siyasetten uluslararası itibarı içine çıktığı çıkmazdan sadece Türkiye kurtarabilir, Türkiye’nin birliğe tam üyeliği kurtarabilir. AB bu gerçeklerle ne kadar erken yüzleşirse kendileri için o derece hayırlı olacaktır. Biz hep olduğu gibi yapıcı anlayışla karşılıklı faydaı ve saygı temelinde üyelik sürecini ilerletmek düşüncesindeyiz. AB’nin ve birliğe yol veren ülkelerin yanlışta ısrar etmekten vazgeçmesi gerekiyor. Sürecin nereye evrileceğini önümüzdeki dönemde hep birlikte göreceğiz. Türkiye olarak 360 derecelik bakış açısıyla pergelin bir ayağını Ankara’ya sabitleyip diğeriyle tüm dünyayı kucaklamayı sürdüreceğiz. Değerli arkadaşlar nitekim geçen hafta gerçekleştirdiğimiz GüneyDoğu Asya seyehatimiz tarihi ve kültürel derinliğiyle barışık dış politikamızın başarısını bir kez daha göstermiştir.

Toplamda 650 milyona yaklaşan nüfuslarıyla bölgelerin parlayan yıldızları olan Malezya, Endonezya ve Pakistan’ı kapsayan ziyaretimiz son derece verimli geçti. Aramızdaki ticari, ekonomik, kültürel, savunma ve beşeri ilişkilerimizi daha da güçlendirdik. Şahsımıza ve heyetimize yönelik teveccüh ve muhabbete, sokaklara taşan sevgi seline şahitlik edip de duygulanmamak zaten elde değildi. Halktan büyük hüsnü kabul gördük. Ellerinde al bayraklarıyla onbinlerce insan bizleri selamladı.

Türkiye’nin İslam dünyasındaki güçlenen rolüne vurgu veren iltifatları bu memleketin şerefli bir evladı olarak memnuniyetle karşıladık. Ziyaretimizin hafızalara kazınan yanlarından biri de her üç ülkenin liderine hediye ettiğimiz milli elektrikli otomobilimiz TOGG’du. TOGG hediyenin ötesinde yeni Türkiye’nin adeta simgesi haline dönüşmüştür. TOGG’un ilk ortaya çıkış fikrinden üretimine kadar her aşamasına kulp takanlar liderlere hediye edilen TOGG’lardan rahatsız oldular.

Bu memleketin ekmeğini yiyen, havasını soluyan, suyunu içen herkesin bu ziyaretten iftihar etmesi gerekir. Dünyanın hiçbir yerinde muhalefet milli gururu oluşturan fotoğraflardan memnuniyetsizlik duymaz. Biz de bir türlü iflah olmayan yıkıcı bir muhalefet var. Ne diyelim, bu bizim imtihanımız. TOGG’un 52 binden fazlası şu an yollarda. İnşallah yaz aylarında sedan modeli de piyasaya sürülecek. Çinli şirketin 1 milyar dolar yatırımla Manisa’da kuracağı elektrikli araç üretim tesisi ve ARGE merkezi çalışmalarında ciddi mesafe kat edildi.

2024 yılında dünyada 17 milyondan fazla elektrikli araç satıldığı dikkate alındığında bu yatırımların önemi daha net görülecektir. Bir başka Çin firması Samsun’da şu anda yapıyor. Hazırlıklarını tamamladı, çok kısa zaman içerisinde Samsun’da bu markanın temelinin atıldığını göreceğiz. Türkiye’yi yüksek teknoloji yatırımların odağı haline getirmek için bundan sonra da çalışacağız.


En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.





HIZLI YORUM YAP